Geldi, gelmedi, gelecek, başkası gelecek, o değil de şu gelecek derken Galatasaray sonunda Monaco'nun Kolombiyalı genç kanat oyuncusu Juan Pablo Pino'yu renklerine bağladı. Umarım Galatasaray taraftarının bu kadar beklediğine değmiştir de yararlı bir transfer olmuştur.
19 Temmuz 2010 Pazartesi
Pino (Sonunda) Galatasaray'da
Geldi, gelmedi, gelecek, başkası gelecek, o değil de şu gelecek derken Galatasaray sonunda Monaco'nun Kolombiyalı genç kanat oyuncusu Juan Pablo Pino'yu renklerine bağladı. Umarım Galatasaray taraftarının bu kadar beklediğine değmiştir de yararlı bir transfer olmuştur.
8 Temmuz 2010 Perşembe
Lorik Cana Galatasaray'da

Sunderland'in 26 yaşındaki Arnavut ön liberosu Lorik Cana Galatasaray ile 4 yıllık anlaşmaya vardı. Bonservisi 4,5 milyon avro deniyor. Yorumlara göre yararlı bir transfer. Vikipedi'ye bakarsak:
Lorik Cana (d. 27 Temmuz 1983, Priştine) Turkcell Süper Lig takımlarından Galatasaray'da forma giyen Kosova doğumlu Arnavut futbolcu.
Kulüp kariyeri
Kariyerine amatör olarak Lausanne Sports'da başladı. 2000-2002 yılları arasında PSG genç takımında forma giydi. Paris'te ilk maçına 19 Nisan 2003 tarihinde FC Nantes Atlantique karşısında çıktı. 2003-04 sezonunda Paris Saint Germain'in başına Vahid Halilhodziç'in getirilmesiyle takımda forma şansı bulmaya başladı. Aynı sezon takımıyla Coupe de France sevinci yaşarken, ligde 32 maça çıkıp 1 gol attı. Ülkesinde ise Yılın Futbolcusu ödülüne layık görüldü.
2005-06 sezonu başında Olimpik Marsilya'ya transfer oldu. Burada ilk lig maçına 27 Ağustos 2005 tarihinde çıkarken, ilk golünü 16 Ekim 2005'te eski takımı Paris Saint Germain'e karşı 1-0 biten maçta attı. 2007-08 sezonu başında Habib Beye'nin Newcastle United'a transfer olmasıyla Olimpik Marsilya'nın takım kaptanlığına getirildi.
Arnavut futbolcu 24 Temmuz 2009 tarihinde 6 milyon £ karşılığında dört yıllığına Sunderland AFC'ye transfer olmuştur.[1] 8 Temmuz 2010 tarihinde Galatasaray, İngiltere’nin Sunderland FC takımında forma giyen orta saha oyuncusu Lorik Cana ile 4 yıllık anlaşmaya varmıştır.
6 Temmuz 2010 Salı
Hasan Kabze Montpellier'da
Galatasaray'ın eski oyuncularından Hasan Kabze, Rus Rubin Kazan takımından Fransız Montpellier'a transfer oldu. 2 yıllık sözleşmeye imza attırılırken anlaşmanın detayları hakkında bilgi verilmemiş. Montpellier, Ligue 1'de 5. olmuştu geçtiğimiz sezon.
Keita Al Sadd'da
Galatasaray taraftarının çok sevdiği Fildişi Sahilli oyuncu Abdul Kader Keita 8.15 Milyon avro karşılığında daha önce formasını giydiği, Katar'ın Al Sadd takımına transfer oldu. Parayı hemen hemen peşin olarak alacak olan sarı kırmızılı takım bu transferden iyi bir gelir elde etti. Gelen paranın Kim Kalström transferinde kullanılıcağı konuşuluyor. Hayırlı olur umarım.
30 Haziran 2010 Çarşamba
David Silva City'de

Valencia'nın ünlü sol kanadı, 24 yaşındaki David Silva 4 yıllığına Manchester City oyuncusu oldu. Resmi açıklamada bonservis bedelinden bahsedilmezken dedikodular 30 milyon avro civarında olduğunu işaret ediyor.
29 Haziran 2010 Salı
Robert Vittek
Ankaragücü'nün 2 milyon avroluk golcüsü Vittek en son Hollanda'ya attığı penaltı golüyle milli takımdaki toplam gol sayısını 23'e çıkararak milli takımının en çok gol atan oyuıncusu unvanını aldı, ülkesi kupadan elenmek üzereyken. 90+3'te gelen gol kendisi için büyük teselli olmuştur yine de. Turnuvada da toplam 4 golü bulunan Vittek, Dünya Kupası'na bir hoş seda bırakanlardan.
Teknolojik Değişimler
4-1 biten Almanya-İngiltere maçının ardından İngilizler 70 cm içerideki topa gol demeyen hakem yüzünden veryansın ededursun, Dünya Kupas'ında bu kadar tartışmalı bir karar verilmesi yüzünden artık FIFA da teknoloji kullanmama konusunda geri adım atmış gözüküyor. Başkan Blatter'in kendi isteğiyle düzenlediği baısn toplantısında bu konuyu ciddi biçimde düşüneceklerini söylemesi bunun işareti. Tabii sadece İngiltere maçı değil, Meksika-Arjantin maçında da Tevez'in bariz ofsayt pozisyonda gol atması da olayı körükleyen bir başka etmendi. Meksikalılar, dev ekranlardaki pozisyon tekrarını hakeme tekrar tekrar göstermiş, hakem de buna rağmen golü iptal etmemişti. Metin Tokat'a göre bunu yapmasının sebebi, pozisyon tekrarıyla maç içi kararlar verilemeyeceğindendi. Zaten eğer yeni teknoloji (çipli toplar ve kale direkleri) kullanımına onay verilirse buna gerek kalmayacak. Diğer yandan bu durumu pek hoş karşılamayan Platini teknoloji kullanmak yerine hakem sayısını arttırmak istemiş, bazı maçlardaki denemelerden sonra tekrar eski usule dönülmüştü. Yine de 2012 Avrupa Şampiyonası maçlarının beş hakemle oynanacağı biliniyor.
28 Haziran 2010 Pazartesi
Angel Di Maria Madrid'de
Portekiz'de 09/10 sezonunun en iyi oyuncusu seçilen 1988 doğumlu Arjantin'li sol kanat, Real Madrid ile 6 yıllık sözleşme imzaladı. Kulübün resmi sitesinden de duyurulan haberde başka ayrıntı verilmedi. Sempatizanı olduğum takıma pek yararlı olması dileğiyle.Bu arada aylar sonra ilk postumu giriyorum. Bu da demek oluyor ki geri geldim ! Merhaba blog alemi !
16 Mayıs 2010 Pazar
TSL'de Beşinci Şampiyon !

Yarım asırlık ezberi bozarak şampiyon olan yeşil-beyazlı ekibi kutluyorum. Böyle durumlarda futbolun güzelliklerine hayran olmamak elde değil. Trabzonspor da taraftarının gönlünü almış oldu. Bu güzelliği yaşattıkları için başta Bursaspor olmak üzere TSL'deki her takıma canı gönülden teşekkür ediyorum !
21 Aralık 2009 Pazartesi
Nice Yılllara !
Heyecanla kurduğum, özveriyle sürdürdüğüm blogum Gelişine Vole bir yaşında !

Bu süre zarfı içerisinde katkıda bulunan sayısız kişiye ve kaynağa, ziyaret eden 30 bin küsür kişiliğe ve kayıtlı olarak takip eden o 67 kişiye içten teşekkürlerimi sunarım. Ayrıca güzel yazılarıyla katkıda bulunan bussballer'e özellikle teşekkür ediyorum.
Şu aralar maalesef yazamıyoruz sevgili okuyucular. Benim sınavlar ve dersler, Rafet'in de dersler yanında dergi koşuşturmaları biraz tıkanıklığa yol açtı. Ama Haziran'da tekrar tam takım buradayız ! Kalın sağlıkla ve mutlulukla !
19 Kasım 2009 Perşembe
Biz Gideriz Dünya Kupası'na hey Dünya Kupası'na

İçi-dışı kara, dertli mi dertli, ancak futbol sevgisi de en amatöründen (yer yer kabile düzeyinde) olan kıtanın güney semalarında, 2010 hazrinanda düzenlenecek olan Dünya Kupası'na gidecek milli takımlar gün itibariyle belli oldu. Buyrun:
AVRUPA'DAN;
Danimarka
Almanya
İspanya
İngiltere
Sırbistan
İtalya
Hollanda
İsviçre
Slovakya
Portekiz
Yunanistan
Fransa
Slovenya
AFRİKA'DAN;
Güney Afrika (Ev Sahibi/Sahibesi)
Gana
Fildişi Sahilleri
Kamerun
Nijerya
Cezayir
ASYA ve OKYANUSYA'DAN;
Avustralya
Japonya
Güney Kore
Kuzey Kore
Yeni Zelanda
KUZEY, MERKEZİ AMERİKA ve KARAYİPLER'DEN;
Amerika Birleşik Devletleri
Meksika
Honduras
GÜNEY AMERİKA'DAN;
Brezilya
Paraguay
Şili
Arjantin
Uruguay
Bu arada; okullar biter bitmez yazmaya hücum ! Yani Dünya Kupası'nda GelişineVole ekibi bol bol yazacak ! Kaçırmayın derim :)
AVRUPA'DAN;
Danimarka
Almanya
İspanya
İngiltere
Sırbistan
İtalya
Hollanda
İsviçre
Slovakya
Portekiz
Yunanistan
Fransa
Slovenya
AFRİKA'DAN;
Güney Afrika (Ev Sahibi/Sahibesi)
Gana
Fildişi Sahilleri
Kamerun
Nijerya
Cezayir
ASYA ve OKYANUSYA'DAN;
Avustralya
Japonya
Güney Kore
Kuzey Kore
Yeni Zelanda
KUZEY, MERKEZİ AMERİKA ve KARAYİPLER'DEN;
Amerika Birleşik Devletleri
Meksika
Honduras
GÜNEY AMERİKA'DAN;
Brezilya
Paraguay
Şili
Arjantin
Uruguay

Bu arada; okullar biter bitmez yazmaya hücum ! Yani Dünya Kupası'nda GelişineVole ekibi bol bol yazacak ! Kaçırmayın derim :)15 Kasım 2009 Pazar
Günah Çıkarma
Sevgili okur ne kadar özledim sizleri, futbolu, blogumu ve yazmayı... okumam gereken o kadar çok blog, yazmam gereken o kadar çok konu var ki. Ama maalesef bu hayırsız okulum elimi kolumu bağlamış durumda. Hayır notlar da iç açıcı değil ki kafam rahat olsun. Futbolu özledim. Sadece 2-3 haftada bitirmeye anca vakit bulabildiğim FFT ile bi nebze gideriyorum bu açlığımı.
Halbuki şurada oturup futbol haberlerine bakıp, postlar okuyup kimi zaman sevinsem, kimi zaman şaşırsam, kimi zaman da (aslında hiç) üzülsem... Yazamadığım için içimin yandığı konular bir yandan... Nedved'in ve Sorin'in emekli olmaları, Enke'nin hayata veda etmesi, Türkiye milli takımı, Fatih Terim'in istifası, Galatasaray'ın durumu, Şampiyonlar Ligi ve UEFA, Dünya Kupası yolu.... İçim yanıyor ! Blog bana bakıyor sanki mahzun mahzun. Bir yaşına girecek yakın zamanda.
FM de oynayamıyorum haliyle ! Maç da izleyemiyorum. Sadece bazen gazete okuyabiliyorum. Bir de FFT var işte.
Durum budur. Bazen diyorum "Zaten notlar berbat. Bari salla da futbola dön tekrar." Ama olmuyor. Aile baskısı denen birşey var. Ayrıca ödev denen şeyler var ki belki dersleri onlar sayesinde geçebilirim diye onlardan kaldıramıyorum başımı... Ne yapsam bilmiyorum. İçinizden gelenleri söyleyin lütfen. Bir yol gösterin...
Halbuki şurada oturup futbol haberlerine bakıp, postlar okuyup kimi zaman sevinsem, kimi zaman şaşırsam, kimi zaman da (aslında hiç) üzülsem... Yazamadığım için içimin yandığı konular bir yandan... Nedved'in ve Sorin'in emekli olmaları, Enke'nin hayata veda etmesi, Türkiye milli takımı, Fatih Terim'in istifası, Galatasaray'ın durumu, Şampiyonlar Ligi ve UEFA, Dünya Kupası yolu.... İçim yanıyor ! Blog bana bakıyor sanki mahzun mahzun. Bir yaşına girecek yakın zamanda.
FM de oynayamıyorum haliyle ! Maç da izleyemiyorum. Sadece bazen gazete okuyabiliyorum. Bir de FFT var işte.
Durum budur. Bazen diyorum "Zaten notlar berbat. Bari salla da futbola dön tekrar." Ama olmuyor. Aile baskısı denen birşey var. Ayrıca ödev denen şeyler var ki belki dersleri onlar sayesinde geçebilirim diye onlardan kaldıramıyorum başımı... Ne yapsam bilmiyorum. İçinizden gelenleri söyleyin lütfen. Bir yol gösterin...
6 Kasım 2009 Cuma
4 Kasım 2009 Çarşamba
Brezilya Serie A'da Durum

1-)Cruzerio: Bir zamanlar Luxemburgo ve Alex önderliğinde ülkede fırtınalar estiren takım eski günlerini arıyor.Kurduğu kaliteli kadro ile tecrübe ve yeteneği bir arada eritirlerse bu sezon 6 yıllık hasretlerini noktalayabilirler.
2-)Sao Paulo: Son 3 yılın şampiyonu bu sezona başlarkern biraz sıkıntılı görünüyor.Kaptan Rogerio Ceni'nin uzun süreli sakatlığı kafalardaki soru işaretlerini arttırıyor.Oynayacakları Libertadores maçlarını da hesaba katarsak Morumbi stadında bu sezon net şeyler söylemek mümkün değil.
3-)Santos: Pele'nin takımı saplanıp kaldığı tarihini aşacak bir şeyler yapmak istiyorsa mücadele ve hırslı oyundan vazgeçmemeli.Çünkü ellerindeki dar kadro ile muhtemel şampiyonluk biraz uzakta duruyor.
4-)Internacional: D'Alessandro ve Nilmar gibi Avrupa geçmişi olan oyuncuların sırtladığı 2006'nın Dünya şampiyonları bu sezon derli toplu bir izlenim veriyor.Eğer iyi bir ivme yakalarlarsa onları durdurmak pek te kolay olmayacaktır.
5-)Palmeiras: Gol kralı Keirrison'un yanında, Edmilson ve Mozart gibi deneyimli oyuncuları da kadrosunda bulunduran Yeşil-Beyazlılar Wanderlei Luxemburgo gibi kaliteli bir hocaya sahip olmanın nimetlerinden yararlanmayı başarırlarsa, kutlamalar için hazırlık yapmaları gerekebilir.
6-)Gremio: '95'te Libertadores'i, '96'da Campeontao'yu kazanan takım çok yetenekli gençleri kadrosunda barındırıyor.Felipao'nun bıraktığı yerden devam etmek istiyorlarsa işlerine iyi odaklanmalı ve Monumental'deki taraftarlarıyla bütünleşmeliler.
7-)Coritiba: Genç oyuncu yetiştirme merkezi olan Parana temsilcisi, kralını büyüklere kaptırmasına rağmen istekli ve mücadeleci bir oyun sergilemekte.Eğer telaş yapmazlarsa Copa Libertadores için kolaylıkla yer ayırtabilecek bir takım hüviyetindeler.
8-)Flamengo: Adriano'ya rehabilitasyon hizmeti veren Alkaralar, antrenör Cuca ile iyi bir hava yakalayabilir.Ancak Brezilya'nın en popüler kulübü şampiyonluk için hala hazır görünmüyor.
9-)Botafogo: Manisa'dan tanıdığımız Reinaldo'nun başı çektiği hızlı bir hücum hattına sahip olan takım savunmada oldukça savruk görünüyor.Bu tarz bir kadro yapısı ile üst sıraları zorlamaları muhtemel fakat şampiyonluk için beklemeleri gerekli.
10-)Corinthians: Sosyalist lider Lula da Silva'nın tuttuğu takım olan Corinthians bir başka tombul vatandaşı rehabilite etmekle uğraşıyor.ikinci ligde geçirdikleri zaman onları akıllandırmışa benziyor.Bu sezon geldikleri yere dönmezler fakat üst sıralar için beklemeleri gerektiğini anlamaları lazım.
11-)Fluminense: İngiliz kolonicilerin kurduğu takım, Nilmar gibi ''Lyonzede'' olan Fred ve Hamburg'dan dönen Thiago Neves ile bir iyi bir hava yakalamaya çalışıyorlar.Kadrosunda tek yabancı bulunduran takım, Parreira ile üst sıraları zorlamaya aday.
12-)Nautico: Recifeli kürekçiler 2006'dan beri mücadele ettikleri Serie A'da kayda değer bir başarı yakalayamadılar.Bu sezon onlar için farklı geçeceğe benzemiyor.Küme düşmezler fakat üst sıralar onlar için hayal.
13-)Atletico Mineiro: 70'li yıllarda çıkış yakalayan ekip son yıllarda sıradan bir takım kimliğine büründü.Orta sıraların gediklisi olan Siyah-Beyazlılar sezon sonunda, Mineirao Stadı'na yine silik bir şekilde döneceğe benziyor.
14-)Avai: Ligin yeni takımından bir şeyler beklemek hayalcilik olur.Onlar buraya gelerek üstlerine düşeni yaptılar.2006'daki Trinidad&Tobago gibi eğlence için oynayacakları kesin.
15-)Barueri: İyi bir sponsora sahip olmaları onlar için büyük avantaj.Ligin yeni ekipleri içinde sürpriz yapması en muhtemel takım.
16-)Goias: Kavunlar, tam bir asansör takım kimliğinde.Küçük stadlarıyla bu sezonda da geri dönüş onlar için muhtemel.
17-)Atletico Paranaense: 2001'in şampiyonları bir başka sıradan takım.Eğer dikkatli davranmazlarsa bu kadro yapısıyla küme düşmeleri muhtemel.
18-)Santo Andre: Bir başka sıradan takım.2004'te Brezilya kupasını aldılar.Küme düşmemek için İncil'den başka tutunacak dalları yok.
19-)Sport Club Recife: İkinci ligde geçirdikleri zamanda kendilerini toparlamış görünselerde Serie A onlar için zorlayıcı olabilir.
20-)Vitoria: Sürekli iniş çıkışlar yaşayan takım yine iniş modunda.Serie A'da tutunmaları zor.
2 Kasım 2009 Pazartesi
Türkü Türkü Turkcell Süper Lig

Turkcell Süper Lig oyuncularının nerden geldiğini merak ettik.Uğraştık, çalıştık 306 Türk oyuncunun hangi kulüpten yetiştiğini bulduk.
Yaptığımız çalışmaya göre ligimizin ''Almancı'' istilasına uğradığını söyleyebiliriz.Almaya'dan yetişen 47 oyuncu ligimizi şenlendirmekte.Diğer Avrupa ülkelerinden ise, Belçika 4 oyuncuyla başı çekiyor.3'er oyuncuyla İsveç ve Avusturya gelirken, İngiltere ve Hollanda kökenli oyuncular yalnızca 2'şer kişiler.
Türkiye'den en çok oyuncu yetiştiren takım Galatasaray oluyor ve 22 oyuncuyla altyapıya yatırım yapmanın önemini kanıtlıyorlar.Galatasaray'ı, 19 oyuncuyla Bursaspor ve 18 oyuncuyla Trabzonspor takip ediyor.
Gençlerbirliği 16, Ankaragücü 11 takımla Orta Anadolu'da başı çekiyorlar.Eskişehirspor, Sivasspor ve Kayserispor ise 6'şar oyuncuyla bu büyük coğrafyayı temsil ediyor.Kayseri Erciyesspor 3; Nevşehirspor, Hacettepe, ve Konyaspor 2'şer oyuncuyla Turkcell Süper Lig'e katkıda bulunan ekiplerden.
Kocaeli-Sakarya ve Adana-AdanaDemir rekabeti bu alanda da devam ediyor.Adana Demirspor 2, Adanaspor 1 oyuncu gönderirken, bu alanda kazanan Adana Demirspor oluyor.Kocaelispor ve Sakaryaspor rekabetinde ise eşitlik sözkonusu.İki takımda 7 oyuncu göndererek iyi bir rakam yakalıyorlar.
İstanbul'da Galatasaray'ın(22) üstünlüğü gözlenirken, Beşiktaş 9 ve Fenerbahçe 7 oyuncuyla TSL'de kendilerine yer buluyorlar.Diğer İstanbullular'da ise Kartalspor ve İstanbulspor 4 oyuncuyla başı çekerken; Zeytinburnu, Güngören Eyüp, Pendik ve Beylerbeyi 1 oyuncuyla katılıyorlar.
İzmir'de ise rekabet daha sıkı.Altay 9 oyuncuyla İzmir'in lideri, Göztepe 3 oyuncuyla bu eksikliğini kapatmaya çalışıyor.Karşıyaka ise yalnızca 2 evladını TSL'ye veriyor.
Ege'nin diğer takımları ise azımsanamayacak sayıda oyuncuyu TSL'ye göndermeyi başarmışlar.Denizlispor 14 oyuncuyla ortalamanın bir hayli üzerinde.Aydınspor'un 2; Marmarisspor, Muğlaspor ve Uşakspor'un gönderdiği 1'er oyuncu ile ligimizdeler.Biraz daha güneye inersek, Hatayspor'un 3; Antalyaspor ve Mersin İdman Yurdu'nun 2 ; Kahramamnmaraşspor'un 1 oyuncu gönderebildiği gerçeğiyle karşılaşırız.
Karadeniz efsanesi Trabzonspor dışındaki takımlardan, Samsunspor 3, Çaykur Rizespor 1 oyuncuyla yer almayı başarmışlar.
Hava durumu sunar gibi devam ederken, Gaziantepspor 11 ve Diyarbakırspor 4 oyuncu göndererek bu bölgenin lideri olmayı başarmışlar.Batman Petrolspor'un 3 evladını verdiği TSL'de, Şanlıurfaspor, Malatyaspor ve Erzurumspor'un yetiştirdiği oyuncu sayısı yalnızca 1.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
